Günümüzde Akıllı Telefon ve Sosyal Ağ Anlayışı!

  • Haberin Tarihi: 29/10/2015
  • Bu haber 5395 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Günümüzde Akıllı Telefon ve Sosyal Ağ Anlayışı!

Özellikle son 3 yıldır hayatımıza tamamen giren akıllı telefonlarla birlikte insanlar sosyal ağ konusunda çıldırmaya başladılar.

İlk olarak çoğu insanın hayatına Facebook’un girmesiyle birlikte başladı sosyal ağ. Ülkemizde sosyal ağ gibi kavramlar gün geçtikçe yerini kısmen de olsa egoya dönüştürdü.

Ülkemizde sosyal ağ platformları bile modaya dönüşmeye başlamıştı. Önce Facebook, sonra Twitter ve en son olarak Instagram‘ın ülkemiz için popüler olduğu bir gerçek. Aslında Instagram her ne kadar sosyal ağ olarak birkaç yıldır mevcut olsa da, ülkemizde belirli bir kitle yoğunlaştıktan sonra herkesin oraya geçme anlayışı değişmediğinden, Instagram‘a geçiş biraz daha zaman aldı.

Akıllı telefonların hayatımızda yaygınlaşmasıyla birlikte insanlar, “Telefonlara neden bu kadar para veriyoruz? Bu kadar para veriyorsak neden her uygulamayı kullanmıyoruz?” diye düşünmeye başladı; sanki telefonun yaratılış amacı bu uygulamaları kullanma zorunluluğuymuş gibi. Özellikle genç kitlenin bunu böyle algılamasından dolayı sosyal ağ platformlarında aşırı derece yükselme yaşandı. Vine, Swarm, Snapchat, Tumblr, Instagram, Twitter, Facebook şu an ülkemizde bu uygulamaların başında gelmekte ve gelecek günlerde yeni uygulamalara artacak akımlarla birlikte sosyal hesap kullanımının artacağı da bir gerçek.

Oturduğunuz mekanda arkadaş ortamındaki on kişinin dokuzunun elinde olan akıllı telefonlar gerçek dünyadan bazen çok kopmanıza neden oluyor. “Şu an buradayım, snap atayım herkes görsün.” muhabbetleri benim canımı en çok sıkan konulardan olmuştu hep. Bulunduğum ortamda şahit olduğum, birçok insanın da gerçekten aynısını yaptığı farklı bir durum daha var: “Abi Apple ya o, iPhone sonuçta en iyisidir.” (Onların deyimi ile, “Abi ayfon yaaa!”)

Elinde henüz 1 ay önce almış olduğu iPhone 6 Plus cep telefonu ile hiçbir teknik bilgisi olmadan, “6S çıkmış bunu satıp onu alıyorum.” Evet, bu insanlar gerçekler. Bir akıma kapılmış, bu yaptıklarında hiçbir amaç olmayan, sadece insanlar yaptığı için yapan insanlar.

İşte tüm bunlar akıllı telefonlar ve sosyal medyanın gelişmesiyle ortaya çıkmış olaylardır. Önceden sosyal medyayı Messenger’dan kız ekleyip “tanışalımmı :) :))” yazmak ve Facebook’a orta sınıf aile arabasının direksiyonundayken ya da nargile dumanını havaya üflediği sırada çekilmiş fotoğrafını atmak seviyesinde kullanan kamil, günün birinde baktı ki, kendisi “tanışalım mı cnm smile ifade simgesi” yazdığında iplemeyen kız, Tumblr’da Calvin Klein boxerlı, kaslı adam paylaşıp ‘oyhş’ yazmış. Instagram‘da elin İspanyol erkek modelinin fotoğrafını beğenmiş, Biskolata Karlos’u Twitter’dan takip etmiş; hatta gariban kamil tek tük bulduğu kızlı ortamda konuyu kıyısından köşesinden sekse getirmeye çalıştığında “sus be sapıkk.s.s” diyen hanım kızlarımız, bu olayı, bakın ne kadar da kezo değilim, mesajı vermek amacıyla kullanır olmuş.

Kamil bir bakmış ki, her yer kaslı erkek fotosu, her yer sixpack, her yer Instagram’daki #motivation hashtag’i. 78 ay taksitle aldığı ayfonunu kullanmak zehir olmuş kamile. Bir Instagram’a bakmış, bir aynaya bakmış. Önceden sadece yakın çevresiyle, yani kendisi gibi ekmek, lahmacun, dürüm yemekten yarım metre önde giden göbeğe sahip kardolarıyla etkileştiği sosyal medya, bir anda kamil’in sürekli, sonuçsuzca karıya kıza yazdığı, yazdığı kızların da bebe suratlı kaslı adam paylaşıp, “yaaa sen ponçik misinnnn :)))” yazdığı bir sanal bölgeye dönüşmüş.

Tüm bu sosyal medyaya erkeklerin de yönelmesinde kız arayışları da mevcut.  Kamilin dişi muadili kendini çok güzel sanıyor ve kültürsüzlüğünden, zekasızlığından ve belindeki can simidinden bağımsız olarak daima kendisine güzel hissettiren birini bulabiliyor çünkü. Ortalama bir eleman olarak ortalama kızı elde edemiyorsun. Bu durumda ortalama kızın kafası rahatken ortalama erkek, yani kamil, ortalamanın üstüne çıkmak zorunda kalıyor ve neyi üst seviye olarak gördüyse ona ulaşmaya çalışıyor. İşte sosyal ağ arayışları da burada artışa yeniden geçiyor.

Tabiî tüm bunların dışında, ülkemizde çok ilginç davranışlara sahip Tumblr severler mevcut.

Onlara göre hayat biraz daha farklı işliyor. Tumblr’a girdiğinizde sıradan hayatınızda takip ettiğiniz Taylor Swift’i takip etmemeniz gerekiyor çünkü onu başka yerlerde de takip etme şansınız var; ya da ilgi alanlarınızı not olarak ekleyemezsiniz çünkü onlar sıradanlar. Tumblr’a a girdiğinizde yalnızca bulunamayacak şeyleri takip etmek zorundasınız. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de kendi isminizle kullanıcı adı oluşturmamanız gerekiyor ki havalı olun. Eğer kendi isminizle profil oluşturursanız çok sıradan olursunuz. İşte tüm bunlar insanların birbirinden görerek saçma da olsa; “Evet, birileri yapıyor. Öyleyse ben de yapmalıyım.” davranışından ortaya çıkan sonuçlar.

Heyhat, insan milleti birbirinden ne görürse onu yapar sevgili dostlar.

Bir Yorum Yazın